Skip to content

Paris’teki terör sonrasında Paris yakınlarında verilen dinlerarası kardeşlik konserindeydim!

DSC_0129

Bach Konservatuvarı Orkestırası ve Grande Harmonie Korosu, konseri coşkuyla sonlandırdılar! Fotoğraf: Aslı Ulusoy-Pannuti

Allah, Tanrı, Baba, Sonsuzluk ne derseniz deyin! Dün akşam gördüm! Gözlerimle gördüm, kulaklarımla işittim! Barış mümkündü; yan yana, omuz omuza, yüzünü umuda dönmek mümkündü! Din adına yapılan teröre karşı el eleydiler çünkü! Katoliği, Müslümanı, Budisti, Protestanı hepsi yan yanaydılar. ‘Çevreyi koruma’ amacıyla yola çıktıkları konserlerinde hep beraber kutsal kitaplarından barış ve çevre konulu kesitler okudular, şarkılar söylediler. Bu dünyada bizim gibi insanlar da vardı ve çare umuttaydı! Bu yazıyı, saygın kalemlerin yazdığı bağımsız internet gazetesi T24‘te, yine benim imzamla okuyabilirsiniz.

museviler

Musevi iki kardeşin repertuvarında, hepimizin kulağına tanıdık gelen, hoş melodili Şalom Alehem de vardı.

Paris yakınlarındaki Bussy St Georges kasabasının modern mimarili Notre Dame du Val Kilisesi’nin önü tıklım tıklımdı dün akşam! Terör saldırılarından çok önce duyurusu yapılan ‘dinlerarası kardeşlik’ konulu konser için gelenler, tarihin Paris’teki katliama denk geleceğini akıllarından bile geçirmemişlerdi şüphesiz! Ama bu türden bir konser, böylesi korkunç bir olaydan sonra daha da anlamlıydı. Terör tehdidiyle korkmamalı, dünyanın her yerinden çeşitli dinleri barındıran kasabalarında dinlerin yan yana, kardeşçe yaşayabildiğini kanıtlamalı, bunu önce Fransa’ya, sonra dünyaya göstermeliydiler. Öyle ki, Musevilerin temsilcisi Claude Windisch, “Abarttığımı düşünebilirsiniz, ama biz Bussy St Georges olarak bir gün Nobel Barış Ödülü alabiliriz” diyecekti konuşması sırasında.

dini liderler

Protestan, Katolik, Budist, Müslüman liderler konser açılışında.. Elinde mikrofonla görülen, Fransız Müslüman Konseyi Başkanı Anouar (Enver) Kbibech.

Dinlerarası diyalog ‘tapınağı’!

Bu konsere, Pazar ayinleri başta olmak üzere Katolik dininin hiçbir vecibesini aksatmayan, vicdan sahibi, iyi yürekli çok sevdiğim Fransız arkadaşım Nathalie davet etmişti beni; Paris teröründen çok önce. “Mutlaka gel” diyordu. “Bir arada yaşayamayacağımız iddiasıyla bizi ayrıştırmaya çalışıyorlar. Oysa ki biz birlikten güç doğacağına, ancak bir arada olursak bu nefreti yeneceğimize inanıyoruz.”

minik budist

Minik Budist de konserdeki icracılar arasındaydı.

Nathalie’nin Pazar ayinlerine gittiği Bussy St Georges’daydı konser. Bussy St Georges ‘dinler arası diyalog’ konusunda çok anlamlı bir yerdi. Nisan 2013’te açılan ve bir cami, sinagog, iki budist tapınağı ile Katolik ve Protestan Kiliseleri’nden oluşan kompleksle alanında tekti, öncüydü. Birbirinden farklı etnik ve dini kökenli insanlardan oluşan Fransa için büyük önemi vardı bu kompleksin. Burası dinlerarası diyaloğun‘tapınağı’ydı!

DSC_0030

Protestanlar da dini ve geleneksel müziklerinden örnekler verdiler..

Bin kişilik Notre Dame du Val Kilisesi hıncahınç dolu. Önce bu gecenin oluşmasına katkıda bulunan ve her biri kendi dini cemaatinin temsilciliğini yapan isimlere veriliyor mikrofon. “Gezegenin geleceği için: Selamınaleyküm, şalom..” diye başlayan ortak hazırladıkları metinden sırayla parçalar okuyorlar. Ardından sahneyi her biri kendi cemaatini temsil eden genç müzisyenler alıyor. Kimi zaman şiirlerin ve kutsal metinlerden kesitlerin yer aldığı konserde, ortaya Musevilerin Şabat’ından Budistlerin Lotus duasına rengarenk bir tablo çıkıyor! Başta ben herkes, ortamdaki duygu selinden öylesine etkilenmiş durumdayız ki!

musluman cift

Müslüman gençler Arap müziğinden örnekler sunarken..

Fransız Müslüman Konseyi Başkanı Anouar Kbibech: “Din adına insan öldürmek Allah’a küfürdür, sapıklıktır!”

Bu akşam çalınan tüm parçalar, okunan tüm şiirler birbirinden etkileyici ama sıra Fransız Müslüman Konseyi Başkanı Anouar Kbibech’e gelince belki de en duygulu, en yürek yakıcı anlar yaşanıyor. Ölenlerin ailelerine tüm Müslümanlar adına başsağlığı dileğiyle söze başlayan Kbibech, “Din adına insan öldürmek Allah’a küfürdür, sapıklıktır” diyor! ‘Allahuekber’ diyerek kafa kesen, kurşun sıkan insanların Hz Muhammed ya da İslam’la hiçbir ilişkisinin olamayacağını, hiçbir ideolojinin ve dinin böyle bir eylemi meşru kılamayacağını söylüyor. “Aramızda anlaşmazlık, uyuşmazlık çıkartmaya çalışıyor, Fransa’daki huzuru bozmaya çabalıyorlar. Oysa ki bizim çocuklarımız bu ülkede yan yana, aynı okullara gidiyor; yine bizler bu ülkede hep beraber, omuz omuza çalışıyoruz.” Ardından farklılığa hoşgörüyü yansıtan bir Kuran ayeti okuyor; özeti şöyle: “Sizleri kadınlar ve erkekler olarak; farklı farklı halklar olarak yarattık, birbirinizi tanıyın diye.” Bir alkış kopuyor salonda. Bu gecenin duygu yükü herkeste, ama bir Müslüman temsilcide bu yükün çok daha fazlası var sanki!. İşlenmiş bir insanlık suçunun, sözde din adına yapılmış olması kolay taşınacak bir yük değil çünkü!

DSC_0043

Genç Budist kanunu andıran enstrümanıyla meditasyon parçaları çaldı..

Bir barış konseri bu! Konserin tam ortasında sunucu şöyle diyor: “Konser aramızı güzel bir eylemle değerlendirelim. Herkes yanında oturan, tanımadığı kişiye selam verip, tanışabilir mi lütfen?” Konserle verilmek istenen, ‘Farklılıklarımıza rağmen bir arada yaşayabiliriz’ mesajı ancak böyle anlam kazanabilir, somutlaşabilirdi! Böylece yanımda oturan 70’lerinde bir Fransız bey sohbete başlıyor benimle. Yakınlardaki bir küçük şehirde, Katolik İlyardım (Secours Catholique) kurumunda yöneticiymiş. Genellikle zor durumdaki insanlara, yalnız yaşlılara yardım eli uzatan bir kurum bu. “Beraber çalıştığımız arkadaşların yüzde 50’si müslüman” diyor. “Birlikte, el ele bir şeyler yapmamıza engel değil din farkımız!”

DSC_0082

Grande Harmonie (Büyük Armoni) Korosu, orkestırasız söylerken..

“Dinlerin ruhani yönü, ayrışmamızı engelleyecek!”

Konserin ikinci yarısında da müziğin zor anlarda en büyük birleştirici olduğunun, sadece ‘sosyal’ ya da ‘siyasi’ yön taşımayan dinlerin ruhani yönünün, ayrışmayı değil barışı getireceğinin, şiddetin ancak müzikle, içsel huzurla barışa dönüşeceğinin altı çiziliyor. Genç amatör müzisyenlerin parçalarını ise Bach Konservatuvarı’nın olağanüstü orkestırası tamamlıyor. Yine aynı konservatuvarın dini değil laik olduğunun altı çizilen ‘Grande Harmonie’ (Büyük Armoni) Korosu’nun eşlik ettiği Beethoven’ın ‘Neşeye Övgü’ (Hymne à la joie) ve Vangelis’in ‘Cennetin Fethi’ (Conquête du Paradis) eserleriyle salon tek yürek olmuş, tek yerden atıyor şimdi. Dünyaca ünlü bu eserleri dinlerken dayanamayıp alkışlamak için ayağa fırlıyorum! Siyahı, beyazı, Uzakdoğulusu, Arabıyla tüm seyirciler aynı coşkuda. Tebrik tezahüratlarına ıslıklar karışıyor. Az önce benimle sohbet eden Katolik İlkyardımı’ndan bey kulağıma eğiliyor: “Yine en iyisi laik armoni galiba” diyor koronun adına ve kimliğine de gönderme yaparak. “İyi ki bu ülkede bu ‘laik armoni’ hep var!”
Konser akşamının son sözleri ise yine çok etkileyici: “Yarın sabah hepimiz, Paris’teki korkunçluğun ertesinde uyandığımızdakinden çok farklı bir ruh haliyle uyanacağız! Çünkü bu akşam hep beraber korkuyu yenerek nefrete karşı, barışa döndük yüzümüzü! Bu konser hepimizden birer barış zanaatkarı yapsın bu gece!”

 

DSC_0103

Bir imam ile Katolik rahibin üç yıldır barış için birlikte yola çıktığı Orta Afrika’nın Katolik-Müslüman müzisyenleri yine barış için birlikte çalıp söylediler.

DSC_0125

Bach Konservatuvarı Orkestırası.. En önde oturan dinleyicilerin her biri kendi cemaatinin önderi..

DSC_0137

Konser sonunda müzisyeni, koristi, dinleyicisi herkes coşkuyla ayaktayken!

Konserin herkesi duygulandırıp coşturan kapanış parçası Beethoven imzalı ‘Neşeye Övgü’ başta olmak üzere diğer örnekleri de dinlemek isterseniz, yaptığım kayıtlara tıklayabilirsiniz:

Neseye Ovgu-Beethoven

Şalom Alehem

Arap gençlerin sunduğu parça

Gospel-Happy Day

Cennetin Fethi-Vangelis

2 Comments
  1. Hüseyin Bayram #

    Faaliyet de yazı da çok güzel. Ellerinize sağlık.
    Hüseyin Bayram

    Kasım 23, 2015
  2. admin #

    Çok teşekkür ederim Hüseyin Bey.. Beni çok heyecanlandırdı bu konser! Her şeye rağmen umut hep var dedirtti çünkü.. Selamlar..

    Kasım 23, 2015

Comments are closed.