Skip to content

Auvergne: ‘Dingin’ volkanlar diyarı…

Dağ yürüyüşlerimizden birinde… @Aslı Ulusoy-Pannuti

Paris’e yaklaşık 500 km uzaklıkta yemyeşil bir bölge. Sonuncusu 5-6 bin yıl önce patladığı düşünülen volkanları, başdöndürücü renkleriyle volkanik gölleri, her yerde karşımıza çıkan su kaynakları, şelaleleri, Ortaçağdan kalma minyatür köyleri ve yine aynı dönemden şatolarıyla bir masal diyarı: Auvergne: ‘Dingin’ volkanlar diyarı!

Volkanik Pavin gölü rengiyle büyüleyici.. @Aslı Ulusoy-Pannuti

@Aslı Ulusoy-Pannuti

Ne zaman ki Paris ve çevresinde aşırı sıcaklar başlar, serin bir yer arayışıyla yükseklere, dağlara bakınırız. Temmuz ayının ağır sıcaklarından sonra “Haydi gel yine yükseklere ama bu kez Auvergne’e gidelim” demişti eşim. “Paris gibi kendinden emin ve ukala olmayan, yoksul ama volkanik tepeleriyle, peyniriyle, su kaynaklarıyla zengin, harika manzarlarla süslü çok güzel bir bölgeye gidiyoruz” diye de eklemişti.

Murol Şatosu’nda kostümlü rehberle yaptığımız geziden. @Aslı Ulusoy-Pannuti

İkisi teleferikle çıkılan zirveleri etrafında gelişen yürüyüş yolları dahil gezi alanlarının kalemle çizilir gibi tek tek işaretlendiği bölgedeki doğal güzelliklere eşlik eden mimari ise tek kelimeyle büyüleyici! Auvergne, çoğu Ortaçağa tarihlenen köyleri, şehirleri ve yine Ortaçağa tarihlenen, bazısı rehberle gezilebilen şatolarıyla küçük büyük herkes için ilginç bir şey bulabileceğiniz, çok güzel bir coğrafya.

Efes’teki Meryem Ana Evi ile kardeş bazilik!

Puy-en-Velay Bazilikası Efes’teki Meryem Ana Evi ile kardeşlik imzalamış. @Aslı Ulusoy-Pannuti

Auvergne’e gitmeden önce Fransızların İspanya’daki bir kiliseye yaptıkları ve aylar süren bir hac yolculuğunun başlangıç şehrinin ve kilisesinin burada olduğunu bilmiyordum. Meğer çok sayıda kitaba ve filme konu olan ünlü Hıristiyan hac yolu Jean-Jacques de Compostelle’in Fransa’daki başlangıç noktası bu kiliseymiş. Puy-en-Velay şehrinin yüksek noktalarından birine kurulu ibadethaneden hemen her gün hacı adayları yola düşüyor. Bu arada belirtelim: Bu yürüyüş yolu yıllar içinde sadece ‘dini’ olmaktan çıkıp, bir çeşit sportif aktiviteye de dönüşmüş. En azından sonrasında dinlediğim radyo programlarından ve Fransız arkadaşlarımdan öğrendiğim bu.

@Aslı Ulusoy-Pannuti

Bölgede beni en çok şaşırtan şeylerden biri de çoğu zaman İtalya’da olduğumuz izlenimine kapılmak oldu. Nedeni, bölgede çok yaygın görülen taş Ortaçağ mimarisi muhakkak. Bu hisse kapılmamdaki bir diğer neden de, güney ülkelerine özgü sıcacık renklere boyanmış evleriyle şehirlerdi. Paris’in de dahil olduğu ‘Loire nehri üstü Fransa’da pek rastlamadığımız bu sıcak hava, Fransa’nın bir ayağının Akdeniz’de olduğunu hatırlatıyor gezginlere.

Lisanslı 5 çeşit peynir!

Saint Nectaire peyniri Auvergne’in belki de en ünlü peyniri. @Aslı Ulusoy-Pannuti

Auverge Fransa’da peynirleriyle de ünlü. Her birinin üretimi yasal olarak belirlenmiş şartlara bağlanmış. Hangi sıcaklıktaki sütle hazırlandıklarından boyutlarına, hangi peynirin hangi şehirde üretilebileceğine dair her şey ayrıntılı bir şekilde düzenlenmiş.

Bu arada belirtelim: 10 bin yıldan daha kısa bir önce faaliyet gösterdiklerinden ‘aktif’ sayılan volkanlarıyla Auvergne’de harika bir eğlence parkı var: Vulcania! Yeryüzü ve volkanlar üzerine her şeyi eğlendirerek öğretmeyi amaçlayan Vulcania üzerine yazdığım ve 4 Eylül 2018 tarihinde Hürriyet’te yayımlanan ‘Vulcania: Volkanlarla oynamak!’ başlıklı yazım için tıklayın.

Auvergne’de çektiğim diğer kareler:

@Aslı Ulusoy-Pannuti

@Aslı Ulusoy-Pannuti

Murol Şatosu’nda atlı gösteri. @Aslı Ulusoy-Pannuti

@Aslı Ulusoy-Pannuti

@Aslı Ulusoy-Pannuti

Hep Paris’te yürüyecek değiliz ya.. @Alessandro Pannuti

Comments are closed.