Skip to content

Baget ve bere ikilisi, bir Fransız klasiği!

bag Paris turlarımız sırasında, herkesin çok sevdiğini söylediği, uzun, upuzun bir ekmeğin ve o ekmeğe eşlik eden berenin kısa bir hikayesidir bu! Madem bu kadar merak ediliyor, yazayım dedim..

Akla gelen ilk Fransız klişesi: Baget ve bere!

Başta Avrupalılar, Amerikalılar ve Kanadalılar olmak üzere tüm yabancı milletler Fransızları başında bir bere, elinde bir bagetle resmederler. Aslında klişe demem haksızlık belki de! Gerçekten de yedisinden yetmişine her Fransız’ın sabah kahvaltısında üzerine sürdüğü tereyağı ve reçelle, akşam yemeğinden sonraysa peynirle vazgeçemediği bir yiyecek, baget ekmek! Aman bayatlamasın, kurumasın, küflenip bozulmasın diye ona özel, uzun, yüksek mobilyalar bile yapmışlar Fransızlar, ‘ekmeklik’ niyetine. Mutfağa girdeklerinde tıpkı şemsiyeliğe şemsiye koyar gibi bagetlerini koyuverirler içine..

Peki baget ekmek nasıl doğdu? Günlük ve yıllık tüketim miktarı nedir? Yurtdışında da duyulması, Fransız hayatıyla bir sayılan, vazgeçilmez bir günlük tüketim maddesine dönüşmesi nasıl başladı?
Bir kere belirteyim: Fransa’da saniyede 320 adet baget tüketiliyor! Yani yılda 10 milyar! Ayrıca her yıl 155 bin ton baget ihraç ediliyor. Baget sözcüğü ilk olarak 1920’de, Fransız basınında çıkmış. Uzun, daha kolay pişip daha çıtır olan baget ekmek 1700 ve 1800’lerde yuvarlak ekmeğin önüne geçmiş. Bazısı 2 metre uzunluğunda hazırlanan bu ekmekler İngilizler arasında ‘French stick’ (Fransız bastonu) olarak anılır olmuş. Amerikan dergisi New Outlook 1922’de bageti Fransa’da ‘çok yaygın, moda’ olarak tanımlamış. Böylece yurtdışındaki ‘Fransız-baget ekmek’ ikilisi klişesi de doğmuş!
Baget ekmeğin şeklinin nasıl doğduğuna ilişkin türlü hikayeler mevcut. Bunlardan en ilginci ise Napolyon döneminde çıktığına ilişkin olan muhakak. Günlük ekmeklerini yağmurdan ve çamurdan korumak isteyen Napolyon’un askerleri, pantalonlarının içine sokup taşıyabilecekleri türden ekmekler arıyorlarmış, çare baget olmuş!

‘Onion Johnnies’ yani ‘Soğan Yann’!

Bereye gelince hikayesi daha karışık. Fransız köylüsüyle özdeşletirilen, bununla birlikte Parisliler’de de zaman zaman göreceğiniz bereye ilk olarak 1461’de, “Fransa’nın Bask bölgesindeki çobanlara özgü şapkadır” şeklinde bir tanımda rastlanıyor. Koyun yününden eğirilen iplikle elde örülen, sıcak sabunlu suya yatırılıp ayaklarla çiğnenerek ‘su geçirmez’ hale getirilen berenin giderek Bask bölgesine yani Pireneler’e tatile giden Fransızlar için de vazgeçilmez hale geldiğini de söyleyelim. Özellikle Fransa’da ikinci imparatorluk dönemi diye anılan, Napolyon Bonapart’ın ölümünden sonra başlayan 3. Napolyon dönemine rastlıyor bu.

Berenin Fransa’da doğuşuna ilişkin bir başka hikaye ise Pireneler’den 900 km uzaklıkta Finistere bölgesinde saklı. Hikayeye göre, Fransa’da Brötanya (Bretagne) bölgesi diye anılan bölgenin soğan üreticileri, ürünlerini satmak için İngiltereye giderlermiş. ‘Onion Johnnies’ (Soğan Yann – Yann Fransızca’da bir erkek adıdır) diye anılan bu Fransızlar başlarında bereleri, üzerlerinde çizgili kazakları bisikletleriyle kapı kapı dolaşır, soğanlarını İngilizlere satarlarmış. Böylece bir Fransız klişesi daha doğup diğeriyle ayrılmaz bir ikili olmuş:

Baget ve bere!

2 Comments
  1. Gulhan #

    Iki hikaye de akla uygun geliyor, kecelestirilerek yapilmis sapkalara biz de cok rastlanir. 🙂

    Kasım 23, 2015
  2. admin #

    Doğru! 🙂

    Ocak 5, 2016

Comments are closed.