Skip to content

Fransa’da yıl yıl yabancı göç tarihi…

DSC_0905

Paris Porte Dorée Sarayı. Fotoğraf: Aslı Ulusoy-Pannuti

Paris turlarıma gelenlerin ortak gözlemidir: “Bu şehirde ne çok yabancı yaşıyor!” Gerçekten de Paris sokakları Arap, zenci, Uzakdoğulu, Asyalı, kısacası aklınıza gelebilecek dünyanın her köşesinden nüfusla rengarenktir. Paris’in bu kozmopolit görüntüsü tabii ki tesadüfi değildir, tam tersine Fransa’nın 60’lı yıllarda sonlanan sömürgecilik tarihinin bir sonucudur. Paris’teki ulusal göç tarihi müzesi kurulması fikri de bu geçmişin yansımasıdır muhakkak.

1931’de, Paris’te düzenlenen Uluslararası Sömürgecilik Sergisi için inşa edilen Porte Dorée Sarayı bugün Fransa ve göç üzerine kafalardaki her türlü soruya yanıt veriyor. Yabancı düşmanlığınınsa bugünlerin değil asırlar öncesinin sorunu olduğunu örneklerle açıklıyor.

DSC_0907

Paris Porte Dorée Sarayı’nın cephesinden.. Fotoğraf: Aslı Ulusoy-Pannuti

Öncelikle Porte Dorée Sarayı’ndan başlayalım. Cephesindeki fil, maymun desenleriyle öncelikle Afrika’daki sömürgeleri, o sömürge ülkelerdeki halkları tasvir eden saray 1931’den beri dört kurumu barındırmış içinde: Sömürgeler Müzesi (1931-35), Denizötesi Fransa Müzesi (1935-1959), Afrika ve Okyanusya Sanatları Müzesi (1961-2003) ve 2007’de açılan Ulusal Göç Tarihi Müzesi.

Fransa’ya yabancı göçe ilişkin önemli notlara gelince..

1851 – Fransa için önemli bir tarih, çünkü ilk kez yedi kuşak yani kökten Fransızların yanı sıra, sonradan Fransız olmuş kişilerin de nüfus sayımı yapılıyor. O dönemde, özellikle komşu ülkelerden gelmiş, 379 bin 289 yabancı yaşıyor Fransa’da. 1881’de bu sayı üç katına çıkıyor: 1 milyon! Yani nüfusun yüzde 3’ü! Yabancılar arasında Belçikalılar önemli bir yer tutuyor.

1870 – 3. Cumhuriyet’in ilan edildiği, Prusya ile savaşın yaşandığı dönem. O sıralar ülkede birliği sağlamlaştırma eğilimi mevcut. Bu durum Fransa’daki yabancıları kayıt, sayım, düzenleme ve izlemeyi getiriyor beraberinde.

1889 – Milliyet Yasası ile Fransız milliyetinin ve sonradan Fransız olmanın şartları konuyor. Yabancılarla Fransızlar arasında çok net bir sınır çiziliyor. Fransa’da doğmuş küçük yaştaki çocukların yani 2. kuşağın Fransız olması, babanın ‘beyanatına’ bağlanıyor. Oysa ki, yabancı anne babası Fransa’da doğmuş çocuklar otomatik olarak Fransız oluyorlar. Böylece yabancıların çocuklarına çifte standart getirilmiş oluyor.

8 İtalyan mevsimlik işçi öldürülüyor, 50 yaralı!

1890 – Yabancı düşmanlığının ve antisemitizmin yani Yahudi düşmanlığının arttığı tarih. Ekonomik kriz, ‘öteki’nden korkmayı ve yabancı göçmenleri dışlamayı getiriyor beraberinde. 1893’te, güney Fransa’da İtalyan mevsimlik işçilerle Fransız mevsimlik işçiler arasında çıkan bir kavga, eline bayrak almış Fransız halkın da İtalyan avına çıkmasıyla, 8 İtalyan’ın ölümüyle, 50 yaralıyla sonuçlanıyor.

1894-1906 – Fransız tarihine geçen Dreyfus Olayı: Alzaslı Musevi Kaptan Alfred Dreyfus, savaş planlarını Almanya’ya verdiği iddiasıyla vatan hainliğinden cezaya çarptırılıyor. Fransızları tam 12 yıl boyunca ikiye bölen olay, 1906’da Dreyfus’un aklanmasıyla sonlanıyor. Dreyfus Olayı Fransa’da o dönemdeki Musevi ve Alman düşmanlığının sonucuydu muhakkak.

1917 – Fransa’da oturma izni kartının ilk düzenlendiği tarih. Kart, Fransa’da yaşayan 15 yaşından büyük yabancılar için zorunlu kılınıyor. Yabancı işçiler için de özel bir kimlik kartı şartı getiriliyor. Böylece bu kartla yabancılar için çalışma izni, onları kontrol ve gözleme imkanı geliyor.

1919-1920 – Fransa’daki nüfus yetersizliğinden kaynaklanan işgücü eksikliği nedeniyle İtalya, Çekoslavakya ve Polonya ile işçi alımı sözleşmeleri imzalanıyor.

DSC_0912

Paris Porte Dorée Sarayı’nın cephesinden… Fotoğraf: Aslı Ulusoy-Pannuti

‘Uluslararası mülteci statüsü’ne giden yolda ilk adım..

1922 – Nansen pasaportunun çıkarıldığı yıl. Rus Devrimi’nden sonra Milletler Birliği Dr Nansen yönetiminde bir ‘göçmen komiserliği’ oluşturuyor. Bu komiserlikle ‘Vatansızlar’a özel bir pasaport çıkartılıyor ve bu pasaport 1924-33 arasında Ermenilere ve Asurlulara veriliyor. Bu olay ‘uluslararası mülteci statüsü’ne doğru giden yolda ilk adım olarak geçiyor tarihe.

1926 – Göçmenler için sosyal yardım servisinin oluşturulduğu sene.

1931 – 2 milyon 715 bin yabancı ve 361 bin sonradan Fransız olmuş kişi yaşıyor artık Fransa’da. Yabancılar o dönemde nüfusun yüzde 7’sini oluşturuyor. 1961’e kadar en büyük yabancı nüfus İtalyanlar.. Artık Fransa göç ülkesi olarak ABD’nin de önüne geçiyor. ABD’nin 1921-24 arası koyduğu kotaların bu durumdaki payı büyük.

“Yabancıların işgaline uğradık!”

1929 – Dünya Ekonomik Krizi: Kriz, Amerika’dan sonra Fransa’ya ulaşıyor. Sanayi ve inşaat sektörleri en çok zarar görenler.. Artan işsizlik yabancılara karşı önyargıları da getiriyor beraberinde. İşte tam o sıralar ‘Yabancıların işgaline uğradık’ tabiri doğuyor Fransa’da.

1932 – ‘Milli işgücünü koruma yasası’nın Parlamento’da onaylandığı tarih.

1935 – Çıkan 170 kararname ile ekonomik hayatın neredeyse tüm alanlarında yabancılara kota konuyor.

1934-35 – Ekonomik krizin iyice ağırlaşmasıyla Fransız hükümeti, yabancı işçilerin kendi ülkelerine dönmesi çabasına giriyor.
Bu arada on binlerce yabancı Fransa için savaşıyor, 80 bin Musevi toplama kamplarına gönderiliyor!

1939-45 – 2. Dünya Savaşı, sömürgelerdekilerin yanı sıra gönüllü yabancı göçmenlerin askere yazıldığı dönem. On binlerce yabancı Fransız Ordusu’nda çarpışıyor. Bunların 178 bini Afrikalı ve Madagaskarlı oluyor.

1940-44 – Nazi Almanyası ile işbirliğindeki Vichy rejimi dönemi Musevilere ve yabancılara karşı ‘düşmanca’ önlemlerin alındığı tarihler. 1940-44 yılları arasında 15 bin kişiden Fransız milliyeti geri alınıyor, bunların yüzde 40’ını Museviler oluşturuyor! 1942’de toplama kampları giriyor devreye. Yabancı kökenli Musevilerin yüzde 40’ı, Fransız Musevilerin yüzde 10’u kamplara gönderiliyor. Sonuç: 80 binden fazla ölüm!

1945 – Savaşa bağlı olarak ortaya çıkan demografik kriz karşısında iki düzenleme yapılıyor: 19 Ekim’de yapılan düzenleme, Fransız vatandaşlığını almayı kolaylaştırıyor. Fransa’da doğmuş bir göçmen çocuğu 18 yaşından itibaren, babasının izni olmaksızın Fransız vatandaşlığı talebinde bulunabiliyor artık. Bir Fransız’la evlenen yabancı kadınlarsa hiçbir formaliteyle uğraşmadan otomatik olarak Fransız oluyorlar.
2 Kasım’da yapılan düzenlemeyle ise ONI yani Göçmen Milli Ofisi oluşturuluyor. O zamana kadar şirketlerin yabancı işçi alımı çerçevesinde oluşturduğu programlarla idare edilen göçmen politikasında tek söz sahibi artık devlet oluyor. Fransa’da geçirilen süreye göre üç kategoride oturma kartı getiriliyor: 1 yıl için ‘geçici’, bir-üç yıl arası ‘sıradan’, 4. yıldan itibarense ‘ayrıcalıklı’ statüsü veriliyor. 4. yıldan itibaren alınan 10 yıllık oturma kartı, otomatik olarak yenileniyor.

1948 – İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi’nin Paris’teki Chaillot Sarayı’nda, Birleşmiş Milletler tarafından kabulü.

Sömürgecilik bitiyor!

1945-62 – Sömürgeciliğin bitişi ve bağımsızlıkların başlayışı. Sömürgeciliği sonlandıran hareketler 1945 itibariyle başlayıp 1960’ların başına, yani Cezayir Savaşı’nın sonuna kadar devam ediyor.

1945’te Cezayir’de sömürgeci iktidara karşı başlayan ayaklanmalar şiddetle, binlerce kişinin ölümüne mal olacak şekilde bastırılıyor.

1947 ise Madagascar’da, sömürgeci iktidara karşı hareketlerin doğduğu tarih.

1954 – Cenevre Anlaşmaları Çinhindi Savaşı’na ve Güneydoğu Asya’daki Fransız varlığına son veriyor. Anlaşmalar, Vietnam’ın, Kamboçya’nın ve Laos’un bağımsızlığını tanıyor.

1954-62 – Mağrip ülkelerinin bağımsızlığı: Fas ve Tunus’taki milliyetçi ve bağımsızlık yanlısı hareketler Fransız kuvvetlerince önce güce başvurarak bastırılıyor, ardından resmi görüşmelere girişiliyor. Tunus ve Fas 1956’da bağımsızlığını kazanıyor. 1954’te başlayıp 1962’de Evian Anlaşması’yla sonlanan savaş sonunda ise Cezayir bağımsızlığına kavuşuyor.

1958 – Fransız otoriteleri Afrika ülkelerini bir Fransız Birliği’ne üye olmaya davet ediyorlar. Bu teklifi bir tek Gine reddediyor ve bağımsızlığına kavuşuyor. Diğer Afrika sömürgeleri 1960-61’de bağımsızlıklarını ilan ediyorlar.

1951 – Sonradan Avrupa Birliği adını alacak Avrupa Ekonomik Birliği oluşumunun ilk çekirdiğinin, Avrupa Kömür ve Çelik Birliği’nin kurulduğu tarih.
Cenevre Kongresi mülteci tanımını yapıp haklarını belirliyor. 1952’de Mülteci ve Vatansızları Koruma Fransız Ofisi (OFPRA) kuruluyor.

1955: 18-24 Nisan tarihlerinde Endonezya’da yapılan Bandung Konferansı ilk kez 29 Afrika ve Asya ülkesi temsilcisini bir araya getiriyor. Bu konferans ‘üçüncü dünya’ diye anılan ülkelerin uluslararası sahnede görünmesini sağlıyor. Çoğu bağımsızlığını yeni ilan etmiş bu ülkeler, soğuk savaş dışında kalmayı tercih ediyorlar.

1958 – Öncelikle Cezayirli işçilere, 1964’ten itibarense tüm göçmenlere yardımı içeren Sosyal Eylem Fonu oluşturuluyor. 1974’ten itibaren yardım alanı genişletiliyor: Eğitim, mesleki formasyon, dernekleşmeye teşvik vs. geliyor. Bu fon 2001’de gelişim gösterip, Entegrasyonu Destek ve Ayrımcılıklarla Mücadele Fonu’na (FASILD) dönüşüyor. 2006’da ise tekrar isim değiştirip, Fırsat Eşitliği ve Sosyal Bağlılık (Cohesion) Milli Ajansı (ACSE) adını alıyor.

Fransa-Türkiye işgücü anlaşması imzalıyor

DSC_1080

Türkiye ile yapılan işgücü anlaşmasıyla çok sayıda Türk işçi de Fransa’ya geliyor. – Paris Ulusal Göç Tarihi Müzesi’nden.

1961-65 – Fransa, nüfus yetersizliğine dayalı işgücü eksikliği nedeniyle İspanya, Yunanistan, Portekiz ve Türkiye ile anlaşmalar imzalıyor.

Şili’den ve Güneydoğu Asya’dan yoğun göç..

1971 – ‘France Terre d’Asile’ yani ‘İltica Toprağı Fransa’ başlıklı derneğin kurulduğu yıl. Dernek, devlet tarafından finanse edilen ‘sığınmacıları karşılama politikası’ koyuyor ortaya. Amaç, 1973’te Şili’den, 1975’te Güneydoğu Asya’dan gelen göçe yanıt verebilmek.

1972 – Çıkarılan bir sirkülerle çalıştığını ve yaşanabilir bir evde oturduğunu kanıtlayan herkese oturma izni kartı verilmeye başlanıyor. Böylece, daha önce gereken formaliteler ortadan kalkıyor.
Göçmenlere Bilgi ve Destek Derneği (GISTI) oluşturuluyor. Bu dernek, Fransa’da oturan yabancılara savunma ve yasal yardım sağlıyor.

1970-75 – Güney Amerika’dan ve Güneydoğu Asya’dan büyük miktarda siyasi sığınmacının Fransa’ya geldiği dönem.. Bu arada 1975’teki sayımda Portekizliler 750 binlik nüfusla, Fransa’daki en büyük yabancı nüfusu temsil ediyor.

1973 – Petrol krizi! Hemen takibinde büyük bir ekonomik krizin yaşandığı petrol krizi 1975’te 750 bin işsizi getiriyor beraberinde.

Hükümet ilk kez yabancı işçi girişini durduruyor!

DSC_0939

“Yabancı yoldaş arkadaşlarımızın ülkeden gönderilmesine hayır!” diye özetlenebilecek bu afiş, yabancılara destek veren Fransız işçilerin yaptığı bir yürüyüşten. – Paris Ulusal Göç Tarihi Müzesi’nden.

1974 – Hükümet kalıcı yabancı işçi girişini durduruyor ve 1976’dan itibaren ‘aile birleşmesi’ politikasını devreye sokuyor. Ailelerin gelişiyle, yabancıları Fransa’da ‘sabit hale getirmeye’ özen ve entegrasyon çalışmaları başlıyor.

1977 – Gönüllü dönüşe teşvik siyasetinin devreye girişi. Ülkelerine kalıcı olarak dönmek isteyen ailelere 10 bin Frank veriliyor.

Irkçılığa Karşı Eşitlik – Arap Göçmenler Yürüyüşü!

1980 – Bonnet yasası ile Fransa’ya giriş zorlaştırılıyor. Yasal olmayan giriş ve ikametse, artık ülkeden atılma nedeni haline geliyor. Bu durumlarda söz konusu kişi sınıra gönderilip bir çeşit nezarethanede tutuluyor.

DSC_0938

1983’te Marsilya’da 32 kişiyle başlayıp Paris’te 100 bin kişiye ulaşan katılımcıyla ‘Irkçılığa Karşı Eşitlik – Arap Göçmenler Yürüyüşü’nden.. – Paris Ulusal Göç Tarihi Müzesi’nden.

1983 – Irkçılığa Karşı Eşitlik – Arap Göçmenler Yürüyüşü: Venissieux sakinleriyle polis arasında çıkan çatışmalardan sonra Martin Luther-King’in 1963’te, Amerika’da yaptığı barışçı hareketten esinlenerek uzun bir yürüyüş düzenleniyor. Mahalle sakinlerinin ve Rahip Christian Delorme’nin öncülük ettiği yürüyüş 15 Ekim’de Marsilya’dan 32 kişiyle başlayıp 3 Aralık’ta Paris’te 100 bin kişiyle devam ediyor. Yürüyüşçüler 1984’te Cumhurbaşkanı Mitterrand tarafından kabul ediliyor. 17 Temmuz 1984’te, oturma iznini tek tipe bağlayan yasa onaylanıyor. 3 yıllık ikametin sonunda verilen tüm yabancılar için 10 yıllık oturma izni veren bu kart, arzu edilen mesleği herhangi bir izne bağlı olmaksızın yapma özgürlüğünü de getiriyor. Oturma iznini her on yılda bir otomatik olarak yenileyen bu yasa, Fransa’da kalabilmek için bir işte çalışma zorunluluğunu da ortadan kaldırıyor.

1989 – Berlin Duvarı’nın yıkılışı, Sovyetler Birliği’nin yıkılmasından hemen sonra 1990’da, Almanya’nın birleşmesi.
18 yaşına gelen ikinci kuşak yabancı çocuklar kendi beyanlarıyla Fransız oluyorlar..

1993 – Mehaignerie Yasası ile, Fransa’da doğmuş çocuklar 18 yaşına geldiklerinde babalarının değil, kendi beyanlarının sonucunda Fransız vatandaşı oluyorlar.

Afrikalı ‘kağıtsızlar’ kiliseyi işgal edince!.

DSC_0947

Afrika kökenli ‘kağıtsız’ (kaçak) göçmenlerin protesto gösterisi. – Paris Ulusal Göç Tarihi Müzesi’nden.

1996 – Haziran ayından, ülke dışına atıldıkları Ağustos ayına kadar kaçak durumundaki çoğu Malili ve Senegalli 300 yabancı, oturma izni talebiyle Paris’teki St Bernard Kilisesi’ni işgal ediyor. Fransa’da ‘kağıtsızlar’ olarak anılan kişilerin yaptığı bu türden sembolik işgaller ve gösteriler, Fransız destekçilerin de yardımıyla başta Paris’teki Châtelet meydanı olmak üzere çok sayıda yerde yaşanıyor.

1997 – Avrupa Birliği çerçevesinde 1985’te oluşturulan Schengen alanı kurumsallaştırılıyor. Böylece imza atan ülkeler arasında sınırlar kalkıyor, ortak bir göç politikası hedefi konuyor ve imza sahibi ülkeler arasında vize ile iltica politikalarında uyum amaçlanıyor. 2007’de imzalanan Lizbon Anlaşması ile bu düzenlemede bazı değişiklikler yapılıyor.

1999 – Artık Fransa’da 3 milyon 338 bin 68 yabancı yaşıyor; yani nüfusun yüzde 5,5’i.. Portekizliler yine en başta geliyor. Calais şehri yakınlarında, Kızılhaç yönetiminde sığınma ve karşılama insani yardım örgütü kuruluyor. Amaç, bugünlerde sık sık gündeme gelen ‘İngiltere’ye gitmek isterken Fransa’da sıkışıp kalmış’ yabancı göçmenlere yardım.

2006 – Temmuz ayında çıkarılan bir yasayla işverenlerin, bazı iş alanlarında istisnai olarak yabancı işgücüne çağrıda bulunabilmesi izni çıkıyor. ‘Beceri ve yetenek kartı’, söz konusu yabancıların girişini kolaylaştırıyor. Söz edilen ‘yeteneğin’ Fransa’nın gelişmesi ve kalkınmasına katkıda bulunur nitelikte olması da koşullar arasında. Bu arada oturma izni kartının on yılda bir otomatik olarak yenilenmesi iptal ediliyor, aile birleşmesine ise yeni koşullar getiriliyor.

Paris’te Ulusal Göç Tarihi Müzesi açılıyor.

DSC_0954

Paris’te, 2007’de açılan Ulusal Göç Tarihi Müzesi’nin duyuru afişi..

2007 – Temmuz ayında devlet ile göçmen kişi arasında bir ‘karşılama ve entegrasyon’ sözleşmesi imzalanması zorunlu hale geliyor. Ekim ayında ise, Paris’teki Göç Tarihi Müzesi’nin açılışı yapılıyor.

Peki bugünler? Bugünlerde başta Fransa, tüm Avrupa’nın kafası karışmış, Ortadoğu’dan ve Afrika’dan gelen yoğun göçü hangi ülkenin, nasıl karşılayacağının hesapları yapılıyor.. Tam da bu nedenle Porte Dorée Sarayı şu sıralar ‘Sınırlar ve onların (göçmenlerin) sınırları’ başlıklı bir sergiye ev sahipliği yapıyor. Radikal gazetesinde de yayımlanan ve TRT Türkiye’nin Sesi Radyosu’na hakkında söyleşi verdiğim ‘Sınırlar’ sergisini yine benim kalemimden okumak isterseniz tıklayın.

Comments are closed.