Skip to content

Fransızca yazım kuralları değişiyor mu? Mitterrand mı, Mittérand mı, Mitérand mı, yoksa Mitéran mı?

 

DSC_0059

‘Dil cambazı’ Bernard Pivot imzalı Fransızca imla kitapları..

Fransızca bilenler kadar bilmeyenlerin de şaşkınlık konusudur Fransızca yazım kuralları.. Yıllar yılı duydukları Şanzelize’nin aslında ‘Champs Elysées’ diye yazıldığını gören Paris gezginlerim merakla sorarlar: “Ama nedeeen?” Şu sıralar Fransa’da okumuş yazmışların başlıca tartışma konusu da bu zaten: Öncelikle Fransızlar olmak üzere Fransızca’ya bulaşmış herkesin başlıca ‘derdi’, karışık, zor, bazen anlaşılmaz imla kuralları değişiyor mu? Okullarda ve sonrasındaki yetişkin hayatında Fransızları hep zorlayan yazım ilkelerine getirilmesi düşünülen değişiklikler, başta Fransızca öğretmenleri ve edebiyat çevreleri olmak üzere herkesin kafasını karıştırmış durumda!

Aynı ses için çeşit çeşit yazım şekli!

Fransızca öğrenen herkes bilir: Bu dil telaffuzu kadar, yazımıyla da çok zor bir dildir. Aynı sesi veren onlarca harf sıralaması, doktor, devlet dairesi, banka, okul ve daha nice mekanda soyadını söyleyen bir Fransız’ın, aynı zamanda soyadının nasıl yazıldığını harfleri tek tek kodlayarak açıklaması zorunluluğunu da getirir beraberinde. Nasıl mı? Okunuşu ‘Düpon’ olan bir soyadı ‘Dupont’, ‘Dupond’, ya da ‘Dupon’ şeklinde yazılabilir çünkü. Bu durum cins isimler için de geçerlidir tabii.. Örneğin, ‘veğ’ sesine benzer bir şekilde telaffuz edilen sayısız sözcük vardır bu dilde: ‘Ver’ solucan; ‘vair’ kürk; ‘verre’ cam ya da bardak; ‘vers’ ‘bir yöne doğru’; ‘vers’ kafiye ve ‘vert’ sözcüğü yeşil anlamına gelir ve hepsi demin de belirttiğim gibi aynı şekilde, aşağı yukarı ‘veğ’ şeklinde okunur! İşte tam da bu nedenle ülkede ciddi ciddi ‘imla’ konulu yayınlar yapılır, Bernard Pivot gibi ‘dil cambazı’ isimler birbirinden ilginç yarışmalara, kitaplara imza atarlar. İlginç olansa her yıl ulusal olarak yapılan ve televizyonda yayımlanan bu yarışmayı kazananların çoğunun Fransız değil, Kanada gibi Frankofon ülkelerden geliyor olmasıdır. Okumuş yazmış, hatta kimi zaman doktorasını yapmış aydınların en büyük kaygısı, kaleme aldıkları metinlerde yazım hatası yapmaktır. Öyle ya, Fransızlar yazım hatası tabirini ‘faute d’ortographe’ diye özetlerler yani kelime kelime çeveririrsek ‘yazım suçu’!!!

Fransız çocukların ana derdi anadillerini yazmayı öğrenmek!

Tabii olay sesteşlerle bitmiyor. Bir de yazım kurallarının çok önemli bir parçasını oluşturan aksan işaretleri var Fransızca’da. E’lerin üzerine gelen ve sesin açık ya da kapalı okunması gerektiğinin işaretini veren bu aksanlar (é, è), kimi zaman da sözcüğün tamamen anlamını değiştirirler (Aksanlı a yani ‘à’, yer edatı iken, ‘a’ sözcüğü sahip olmak fiilinin 3. tekil şahıs çekimidir mesela.) Ya da yanındaki harf zaman içinde düşmüş bazı sesli harfler bugün üzerinde şapka ile yazılır. Nasıl mı? Latince ‘insula’ olan ‘ada’ sözcüğü bugün değişime uğramış, ‘ı’ harfi üzerine şapka konarak ‘île’ şeklinde yazılagelmiştir. Ya da Latince ‘costa’ yani kıyı, sahil sözcüğü ‘o’nun yanındaki ‘s’ düştüğünden bugün ‘côte’ diye yazılır. Tabii bütün bunlar, yazım zorluklarına sadece birkaç örnek..
Hal böyleyken bugün ortalama bir Fransız çocuğun kendi anadilini, ortalama bir Japon çocuğun kendi anadilini öğrenme süresinin tam iki katı sürede öğrenmesi şaşırtıcı değil muhakkak. Yakın zamana kadar okullarda çok sayıda saat ayrılan dikte derslerinin sayısının azaltılması da yazım hatalarının artışını getirmiş beraberinde…

‘Nénuphar’ mı, ‘nénufar’ mı? Hepsi ‘nilüfer’ demek için…

İşte Fransa’da bugünlerde bu kabusu yenmek, yazımı kolaylaştırmak amaçlı bir projeden çok konuşuluyor: Eylül 2016’dan itibaren ders kitaplarında yapılması tasarlanan reform, taraftar kadar karşıtları da çevresinde topladı tabii. Karşı olanlar bu türden bir reformla kafa karışıklığının iyice artacağını savunurken, taraftar olanlar tarihten kalma bazı hataların da böylece yok edileceği düşüncesinde. Mesela ‘nilüfer’ sözcüğü. Fransızca’da bugün ‘nénuphar’ (nenüfar diye okunur) diye yazılan ve bu nedenle yıllar boyu Yunanca olduğu sanılan sözcük aslında 1935 tarihli bir yazım hatasının sonucu. Fransız dilinin çerçevesini çizen, yazım ve telaffuz kuralları dahil her alanda söz sahibi Fransız Akademisi’nin sözlüğünde yapılan hata bugüne kadar tekrarlanagelmiş. Reform taraftarlarının bundan böyle ‘nenufar’ olarak yazılmasını istediği sözcüğün Yunanca sanılmasının nedeni ise, Fransızca’ya giren Yunan kökenli sözcüklerden ‘f’ sesi verenlerin hep ‘ph’ ile yazılmış olması. (Örneğin eczane anlamına gelen ‘pharmacie’ ‘farmasi’ diye okunurken, ‘fotoğraf’ anlamına gelen ‘photographie’nin ‘fotografi’ diye okunması gibi..) Bu arada belirtelim, nilüfer sözcüğü Arapça’dan geliyor.

Şanzelize’nin ‘Elysées’i ‘Elizé’ olursa!

Reform yanlılarının bir gerekçesi de bu reformla dildeki bazı mantık hatalarının yok edileceği fikri. Fransızca öğrenen bir yabancıya nasıl olur da ‘kaba saba ama iyi kalplilik’ anlamına gelen ‘bonhomie’ sözcüğünü bir ‘m’ harfi ile, ‘adamcağız’ anlamına gelen ‘bonhomme’ sözcüğünü ise iki ‘m’ ile yazmak gerektiğini anlatacağız diyorlar. Amaçlarının dili sözcüğün kötü anlamıyla ‘basitleştirmek’ olmadığını, kelime haznesi ile kullanımları arasında bir armoni, uyum oluşturmaya çalıştıklarını vurguluyorlar.
Daha 1990’da gündeme gelen ancak uygulamaya konmayan projenin başlıca kaygısı, ‘yarar’. Yani önlerine gelen her türlü yazım zorluğunu ortadan kaldırmak gibi bir niyetleri yok. Amaç, küçük çocuklar kadar büyüklere hatta yazarlara bile sürekli sorun yaşatan, çelişkili imla kurallarını yok etmek..
Aslında buna benzer reformlar Fransız tarihinde hep olmuş. 17. yüzyıla kadar genel bir kural düzenlemesinden yoksun, her yazarın biraz ‘kafasına göre’ koyup uyguladığı yazım kuralları 17. yüzyıl itibariyle yazılı olarak düzenlenir olmuş. Bazı mantıksızlıklar da bu kuralların sürekli değişmesinden kaynaklanmış. Mesela? ‘Dana budu’ anlamına gelen sözcük ‘cuisseau’ diye yazılırken, ‘geyik ya da vahşi domuz budu’ anlamına gelen sözcük ‘cuissot’ diye yazılmış. İlginç olansa sonuçta hep ‘but’ anlamına gelen ve farklı yazılan bu iki sözcüğün her ikisinin de ‘küiso’ diye telaffuz edilmesi..
Bakarsınız yakında Paris turlarıma gelen ve Fransızca bilmeyen herkesin şaşkınlıkla baktığı ‘Champs Elysées’ tabelasında ‘Champs Elizé’ diye yazar, oturduğum şehri soranlara ‘M-e-a-u-x’ diye kodlamaktan kurtulur, direkt ‘Mo’ diye söyleyiveririm..
Kim bilir?.

Comments are closed.