Skip to content

Fransa’da oryantal dansın tezini yazan kadın!

 

Fotoğraf: Vina Faramarzi

Fransa’da ‘oryantal dans’ üzerine yüksek lisans tezi hazırlayan ve bu dansı kendisi de icra edip dersler veren Soraya Baccouche, alanında devrim yapacak gibi! Bir kere ona göre bu dansı etmek için illa ki incecik ve biçimli olmak gerekmiyor. Ayrıca yine ona göre erkekler de bu dansın hakkını kadınlar kadar verebilir, yeter ki toplumsal baskılardan kurtulsunlar!.

Bu söyleşiyi CNN Türk’ün 20 Mart tarihli yayınından okuyabilirsiniz.

Bu habere ilişkin, TRT Türkiye’nin Sesi Radyosu Hayatın Sesleri programında, 20 Mart 2017 tarihinde canlı yer alan program kaydımı ise aşağıdan dinleyebilirsiniz:

Yunanlı filozof ve matematikçi Hypatia’nın adını verdiği kumpanyasının bir gösterisi..

Sahcy Mensah ve Nina Faramarzi. Fotoğraf: Vina Faramarzi

Fransa Strazburg Üniversitesi Sosyoloji Bölümü’nde oryantal dans konulu bir yüksek lisans tezi hazırlayan dansçı, öğretmen ve koreograf Soraya Baccouche, alanında hiç yapılmamış bir şeye imza atıyor böylece. Daha önce bir felsefe ve etnoloji tezine konu olan oryantal dansı, Fransa’ya göçü ve beraberinde kafalarda oluşan bin bir imajla ele alan Baccouche daha şimdiden ciddi yayın organlarında, özenli makalelere imza atıyor.

Cie Hypatia kumpanyası ile yaptıkları ‘street shaabi’ çalışmasından.

Oryantal dansın Fransa’ya göçle gelen diğer danslar, mesela flamenko ile aynı muameleyi görmediğini düşünen Baccouche’a göre sanatsal angajmanı, aynı zamanda siyasi ve toplumsal bir angajman. Bu nedenle bu dansla ilgilenen herkese kaynaklandığı kültürü anlatıp tanıtmak, ilgili videolar hazırlamak, bu alanda hazırlanan üniversite araştırmalarını bir araya getirmek en büyük amacı. Zaten yine bu nedenle ‘Arap-Doğu Sanatları Araştırma ve Sanat Merkezi’ (Centre Artistique et de Recherches des Arts Arabo-Orientaux) isimli bir de dernek grup başkanı olmuş.

‘Oryantal Mozaik’ten bir görüntü..

Soraya Baccouche Montpellier Festivali’nde, ‘Street Shaabi’ dansından örneklerle..

Bu arada belirtelim, her ne kadar Fransa’da bu dans tamamen ‘göçle’ bağdaştırılsa da Soraya Baccouche’un derslerine düşünüldüğü gibi ‘Mağrip-Doğu kökenli’ değil, çoğunlukla ‘Avrupa kökenli Fransızlar’ geliyor. “Sadece Raşida’lara, Samira’lara, Munira’lara değil aynı zamanda Catherine’lere, Jessica’lara, Paula’lara ya da Jean-François’lara da uygun olduğunu açıklıyorum hep” diyor. Yine erkeklerin de katıldığı kreasyonların çok daha yenilikçi ve yaratıcı olduğunu düşünen Baccouche, “Her eğitim yılı başında gerek gösteride, gerekse iletişim kanallarında, çok açık bir şekilde hangi cinsten olursa olsun herkese uygun hareketler ettiğimi vurguluyorum. Bu disiplinin cinsiyetsizleştirilmesi için bunun önemli olduğunu düşünüyorum. Çoğu zaman ‘kadınlar için’, ‘dişiliğini öne çıkarmak için’, ‘kadınsı cinsel havayı geliştirmek için’ yapılan bir danstan söz ediliyor. Ancak seksi olmak bir varoluş şekli ve bunu geliştirmeyi kimi ister, kimi istemez. Bir cinse bağlı bir şey değil yani” diye de ekliyor.

 

 

Comments are closed.