Skip to content

Yok, yok, yok! Artık yasak!

Elinizdeki Paris rehberi kitaplarına, Paris’e gelmeden önce saatlerce okuyup kafa patlattığınız bloglara, sitelere kulak vermeniz yasak artık! Evet size La Durée’nin makaronları için sıraya girmeyi yasaklıyorum! Bana kalırsa dünyanın en tatsız makaronlarını tadıp yüksek sesle dile getirmeseniz de, “Makaron dedikleri de bu muymuş?” diye düşünmeniz artık yasak! Çünkü makaronun kralıyla tanıştım ben! Hatta tanışmakla kalmayıp bir de ‘gasteye’ uzun uzadıya söyleşi yaptım!

skylife

Türk Havayolları’nın dergisi Skylife’ta yayımlanan yazım için, Pierre Hermé’nin tanıtım dosyasından verilen bir kare.

 

Öncelikle belirtelim bu yazı bir reklam yazısı değildir. Siradisi Paris Rehberi’nin Paris’e gelip de ilk tattığı tatlardan biri olan ve çoğunuzun söylediği gibi “Bu muymuş o meşhur tatlı?” demesine neden olan pastanelere ve hak etmedikleri üne duyulan tepkinin sonucudur. Yoksa birbirinden güzel makaronlar hazırlayıp, tıpkı bir laboratuvara girer gibi yepyeni tatların peşinde koşan Pierre Hermé’nin kendinden aşırı emin ve hafif snob havasına bayıldığımdan değil yani!

Paris’te beş altı katlı bir bina.. Binaya girişimle, kendimi eski bir kuyumcu mağazasında hissettiğimi söylediğim, oyuncu menajerlerini anımsatan sekreter hanımın “İnanılmazsınız! Gerçekten de bizden önce burası büyük bir kuyum mağazasına aitti” deyişi.. Büyük pastacıyı beklerken sayısız aşçının çalıştığı ve bir laboratuvarı andıran profesyonel mutfaktaki ağırlanışım. Az sonra Pierre Hermé’nin, işadamlarınınkini andıran, bembeyaz mobilyalardan oluşan, şık mı şık bürosuna kabul edilmem. Şefin gerek enine, gerek boyuna iyi bir aşçıdan bekleneni yerine getirdiği, yaptığını kimselere tattırmadan önce yediği belli hali. “Kral yaşasaydı pastalarını muhtemelen size yaptırırdı” diye başlayan giriş cümleme, “Muhtemelen” yanıtı! Sıradan, vasat birinden duyunca çok sinirleneceğimi düşündüğüm ancak onun gibi dünyanın en büyük yemek dergilerine kapak olmuş, adının önüne ‘Pastanın / Makaronun Kralı’ unvanını koydurmuş bir pastacının ağzından çıkınca “Helal olsun, hak ediyor, bu kadarcık yapacak tabii” dediğim tepkileri, yorumları.. Söyleşimiz sırasında içeri giren sekreter hanımın koca bir tabak dolusu makaronu masaya bırakışı. Benim bir türlü cesaret edip de elimi uzatamadığımı görünce Hermé’nin, “Onları oraya süs diye koymadık, yiyin lütfen” deyişi. Söyleşilerim sırasında yemeyi içmeyi genel olarak unuttuğumdan habersiz, bu konudaki ısrarı. Sonunda en sevdiklerimden birini, yaseminli makaronu ağzıma atıp da “Muhteşem!” yorumuma Hermé’nin hafif başını sallayıp “Biliyorum” tepkisi..

pierre herme

Türk Havayolları’nın dergisi Skylife’ta yayımlanan yazım için, Pierre Hermé’nin tanıtım dosyasından verilen bir kare.

O gün eve kocaman bir torbayla döndüm tabii. Gerek Türkiye’de gerekse Fransa’da gazetecilere yapılan jesti unutmamış, başta makaron ve çikolata olmak üzere her türlü baştan çıkarıcı tatla hazırladığı rengarenk, lezzetli bir paketle gonderdi beni evime bu cüssesi gibi dev pastacı! Bugün tüm Paris turlarımda yolumuz düşüyorsa mutlaka gösterdiğim, “Tatmasanız da görüntüsüne bir bakın” dediğim Pierre Herme’nin makaronlarından Paris’e gelirseniz benim için de yiyin lütfen. Yok Paris’e gelmiyorsanız yine sorun yok, Hermé yakında İstanbul’daki Zorlu alışveriş merkezinde bir şube açacağını söyledi laf arasında..

Bu arada, La Durée’nin ünü nereden mi geliyor? Bir Hollywood filmindeki ‘yalan / yanlış’ reklamdan tabii.. Hikayenin özü şu: Efendim devrim sırasında unsuzluktan, dolayısıyla ekmek kıtlığından şikayetçi halka, “Ekmek yoksa pasta yesinler” dediği yakıştırılan ve devrimcilerce ‘kellesi alınan’ ünlü kraliçe Marie Antoinette Hanımefendi, kraliyetin gözdesi bu tatlıyı illa ki La Durée’den yermişmiş(!) Tümüyle palavra! La Durée’nin açıldığı 1867 yılında kraliçe başını 1793’te, Paris’in Concorde Meydanı’nda bırakalı çok olmuştu..

Bu arada Pierre Hermé ile konuşmamızı merak ediyorsanız, Türk Havayolları’nın Skylife dergisinde birbirinden güzel görsellerle yayımlanan yazıma bu linkten göz atabilirsiniz.

Comments are closed.