Skip to content

Paris Bourget’de Hava ve Uzay Müzesi

Paris Bourget Hava ve Uzay Müzesi’nin girişi. @Aslı Ulusoy-Pannuti

Paris Bourget Hava ve Uzay Müzesi gelecek yıl 100. kuruluş yıldönümünü kutlamaya hazırlanıyor. Ve biz alanında en eski müze sayılan bu güzel müzeyi, Avrupa Kültürel Miras Günleri vesilesiyle enine boyuna, rehber eşliğinde gezdik. İşte Paris Bourget’deki sıradışı müze hakkında öğrendiklerimiz, gördüklerimiz…

Paris Bourget Hava ve Uzay Müzesi’ne ilişkin, TRT Türkiye’nin Sesi Radyosu Hayatın Sesleri programına, 25 Eylül 2018 tarihinde geçtiğim haberi aşağıdan dinleyebilirsiniz:

@Aslı Ulusoy-Pannuti

@Aslı Ulusoy-Pannuti

Paris yakınlarındaki le Bourget Havalimanı içinde yer alan ve 1919’da kurulan Hava ve Uzay Müzesi şu sıralar Eylül 2019’da yapılacak yıldönümü kutlamaları için büyük bir restorasyondan geçiyor. Müzenin havacılık tarihine ilişkin bölümü ile 1. Dünya Savaşı bölümü restorasyondan ötürü kapalı da olsa biz geçenlerde, her biri birbirinden zengin açık bölümlerini rehber eşliğinde gezdik. Fransız havacılık tarihinin gurur kaynağı Concorde uçağından Boeing 747’ye, 2. Dünya Savaşı Salonu’ndan, Normandiya çıkartmasına, güneş sistemine yolculuğa çıkaran Planetarium’dan Ariane 1 ve 5 füzelerine neler yoktu neler bu gezide… Fransa’da 2. Dünya Savaşı’ndan sonra üretilen uçaklar salonu, helikopterler ve diğer pervaneliler konulu sergi, iki savaş arası dönem ile ‘uzayın fethi’ konulu salonlarla havacılık ve uzay deyince akla gelen her ayrıntıyı gördük, dinledik. Rehberli geziler müzenin görevlilerinin yanı sıra Müze Dostları Derneği’nin üyelerince yapıldı.

12 yolculu ‘dolmuşvari’ uçak!

@Aslı Ulusoy-Pannuti

Paris Bourget’deki müze gezimize 1. Dünya Savaşı döneminden bir uçakla başlıyoruz. 1917 tarihli uçak müzenin en eski parçası. Saatte 250 km hızla giden bu uçak görüntüsüyle bir maketi andırıyorsa da, rehberimiz tüm uçakların orijinal olduğunun ve her biri restorasyondan geçtiği için yeni gibi göründüklerinin altını çiziyor.

Farman Goliath isimli 12 kişilik yolcu uçağı. @Aslı Ulusoy-Pannuti

Yine aynı salonda bu kez önce savaş sırasında bombardıman uçağı olarak kullanılırken daha sonra yolcu taşımacılığı yapan Farman Goliath isimli  Fransız uçağına geliyor sıra. Maksimum 12 yolcu kapasiteli dolmuş görüntülü bu uçak seferlerini hayli zorlu şartlarda yapıyormuş. Isıtmanın olmadığı, pilotun yeri açıkta olduğundan yağışlı havalarda yolcuların da yağıştan nasibini aldığı bu uçuşlar, bu zor koşullara rağmen çok pahalıymış. Ünlü Fransız yazar Colette’in de bu uçağa bindiği ve yolculuk sonunda soğuktan titreyerek indiği biliniyor. Paris-Londra, Paris-Brüksel arası gidip gelen uçağın saatteki hızı  160 km! Motor sorunu olunca tarlalara inen, yolcularının itmesiyle motoru tekrar harekete geçin uçağın tek konforu tuvaletmiş. Bu tuvaletin uçuş sırasında doğrudan açıkhavaya boşaldığını da söyleyelim.

Küçük Prens’in yazarı çöle düşünce

@Aslı Ulusoy-Pannuti

Küçük Prens’i de yazan ünlü Fransız yazar Antoine de St Exupery’nin bindiği ve kötü hava koşulları nedeniyle Kahire yerine Sahra Çölü’ne zorunlu ve zorlu bir iniş yapan uçağın bir benzeri de burada. Rehberimiz bu uçağın, “o dönemin Rolls Royce’u” olduğunun altını çiziyor. Teknisyeniyle çölde üç gün üç gece boyunca yemeden içmeden kalan ve tamamen tesadüfen oradan geçmekte olan bir kervan tarafından kurtarılan St Exupery, bu olaydan sonra 1939’da bir kitap kaleme almış (Terre des Hommes), daha sonra, 1943’te Küçük Prens’i yazmış.

Ve şimdi sıra 2. Dünya Savaşı Salonu’nda. Savaşın büyük çarpışmalarında kullanılmış, sembolik uçaklar bunlar. Yine pilotsuz bir füze de bu koleksiyonun parçası. ‘Uçan bomba’ diyorlar bunun için. 2. Dünya Savaşı’nın sonuna doğru, 300 km uzaklığa 1000 m yüksekliğe atılan bu pilotsuz füzeler kullanılmış. 600 kilo patlayıcı madde taşıyan bu pilotsuz füzelerden 7000 adet kullanılmış.

Ölümü seçen Fransız pilot!

@Aslı Ulusoy-Pannuti

Paris Bourget Hava ve Uzay Müzesi’ndeki bölümlerden biri ise Normandiya Çıkartması sırasında yaşanan efsanevi bir olaya ayrılmış: Rus uçak teknisyeniyle beraber bindiği savaş uçağında teknik sorun çıkıp da hiçbir şey görememeye başlayan Fransız pilot yerle bağlantı kurar. Hemen paraşütüyle atlaması önerilir pilota. Teknisyenler uçağa paraşütsüz bindiğinden pilot atlamayı reddeder. Yerden aynı komutu alır, bu kez emir olarak. Çünkü komutanı, “Orduda çok sayıda teknisyen var ama pilotlarımız çok az, size atlamanızı emrediyorum” derse de Fransız pilot dinlemez ve uçak yere çakılır. Bu efsanevi pilotun Fransa’dan çok Rusya’da bilindiğini, anıtlarının Rusya’da dikildiğini dinliyoruz rehberimizden.

Efsanevi Concorde!

İki Concorde gezisi… @Aslı Ulusoy-Pannuti

Tarihe ‘ilk süpersonik’ yani ‘sesten hızlı’ uçak olarak geçen ve saatte 1200 km hızla uçan efsanevi Concorde uçağındayız şimdi de.  Paris-New York uçuşları yapan ve bir tek gidiş dönüşün 7 ile 10 bin Euro arasında satıldığı bu uçak çıkardığı gürültüden, Batılı ülkelerde süpersonik uçakların yasaklanmasından, yakıt ve bakım masraflarının pahalılığından ötürü kullanılmamaya başlanmış. Böylece son gününe kadar tıkabasa dolu uçak, 27 senelik  maceradan sonra uçuşuna nokta koymuş.

@Aslı Ulusoy-Pannuti

Müzedeki etkileyici bölümlerden biri de helikopterler ve pervaneliler konulu geçici sergi. Tarihi boyunca bir kuş misali bin bir yöntemle, önceleri kuş tüyleriyle, sonra Leonardo da Vinci gibi çeşitli teknik tertibatla uçmayı hayal etmiş insanoğlunun uçuş macerasına bir tanıklık bu bölüm. Suya da inebilen ve ilkyardımda kullanılan helikopterler de var bu sergide.

@Aslı Ulusoy-Pannuti

Açık alandayız şimdi de… Ariane 5 füzesi, Boeing 747, Airbus 380 gibi günümüzdeki en büyük sivil taşımacılık uçakları sergileniyor burada. Bu arada belirtelim: Müzenin bulunduğu Bourget havalimanında aynı zamanda maksimum 19 yolcu kapasiteli uçaklarla özel uçuşlar yapılıyor. Genellikle büyük şirketlerin ve çok varlıklı kişilerin taksi olarak kullandığı uçaklar bunlar. Zaten bu nedenle ‘uçak-taksi’ olarak anılıyorlar. Yangın söndürmede kullanılan, yani hem suya hem de sert yüzeye inebilen bir uçak da açık alanda sergileniyor.

Ve.. Uzayın fethi!

@Aslı Ulusoy-Pannuti

Uzay konulu bölümü ayrı bir rehberle geziyoruz. Uzayı fethetmeyi kafasına teorik olarak koymuş Rus bilimadamından, uzaya bir canlıyla (Leika isimli köpek) giden ilk füzeye hep bu bölümde!. Yine 1961’de uzaya ilk giden Rus astronot Gagarin, ayda yürüyüş, füze atış denemeleri, füzeyle uzaya gönderilen ilk uydular maketleriyle hep burada. Gezimiz sırasında ekranlarda daha önce yapılmış füze fırlatılışları üzerine çekilmiş filmleri, füze atış esnasında kullanılan sayaçları vs görüyoruz. Bu bölümde öğrendiğimiz en ilginç bilgi ise, 1961’de Gagarin’in uzayda 2 saat kaldığı, bugünse bu sürenin 437 güne ulaştığı!..

Paris Bourget Hava ve Uzay Müzesi’nde çektiğim diğer kareler:

@Aslı Ulusoy-Pannuti

@Aslı Ulusoy-Pannuti

@Aslı Ulusoy-Pannuti

Comments are closed.