Skip to content

Paris’e Neandertal insanı indi!

Neandertal kadını… @Musée de l’Homme-Paris

Paris’te, Eyfel Kulesi manzarasının belki de en güzel olduğu noktada çok ilginç bir müze vardır: İnsan Müzesi. İnsan ve tarihi konusunda birbirinden ilginç geçici sergilere imza atan müze, Mart ayı sonunda yeni bir başlığı gündeme getirdi: ‘Neandertal’. Homo-Sapiens türünden ayrı ama ona çok benzeyen bu insan türünün a’dan z’ye ele alındığı sergiyi Paris’e çocuklarıyla gelecek aileler mutlaka görmeli!. Paris’teki sergi 7 Ocak 2019 tarihine kadar sürecek.

@Musée de l’Homme

©Heykel: Elisabeth Daynès, fotoğraf: S. Entressagle

Paris İnsan Müzesi yine çok ilginç bir sergiyle gündemde: Yakın zamana kadar ‘ilkel’ ve ‘vahşi’ olarak tanımlanan, oysa ki arkeolojik buluntularla Homo-Sapiens’e çok benzediği kanıtlanan, atlet yapılı, ‘çalışan’ kafalı bir insan türü, ‘Neandertal’ bu seferki serginin konusu. Orijinal fosil, kalıp vs gibi örneklerle resim, heykel, çağdaş ilüstrasyon gibi sanat nesnelerinden oluşan 260 parçanın görülebildiği, kısa film gösterilerinin yanı sıra ‘gerçek yaşam ortamları’nın oluşturulduğu sergi 19. yy’den günümüze Neandertal insanına bakıştaki değişimi de gözler önüne seriyor.

Sergi çerçevesinde atölyeler de yapılıyor. ©MNHN-JCDomenech

7 yaşından itibaren herkese hitap eden sergide çocukların ailecek gelip, eğlenerek öğrenmesi amaçlanmış. Paris İnsan Müzesi’nin yine Paris’teki Doğa Tarihi Müzesi ortaklığıyla hazırladığı sergi Arkeoloji Enstitüsü’nün desteğini de almış.

Neandertal ‘ilkel’ ve vahşi’ miydi?

@Musée de l’Homme

Uzun yıllar boyunca ‘ilkel bir varlık’ olarak nitelenen, 19.-20. yy boyunca hep bu tarafı vurgulanan, reklamlarda dahi bu ürkütücü yönüyle öne çıkarılan Neandertal insanının üzerine tutulan bir ışık bu sergi.

MÖ 350 bin ile MÖ 28 bin arasında yaşayan Neandertal insanının, modern insandan ne geri ne de ileri olduğu düşünülüyor bugün. Kesin olan tek şey, bizden yani Homo-Sapiens’den farklı olduğu. Serginin bilim sorumlusu Marylène Patou-Mathis, “Hiyerarşize etmek bilimsel girişimin ruhuna terstir. Hiçbir şey sabit ya da çizgisel değildir. Bizim mesleğimizde çok güzel olan şey, kafamızdaki şüphenin sürekli varlığıdır. Her keşif yeni bir sorgulamayı getirir beraberinde” diyor.

Neandertal bilim sahnesine nasıl girdi?

@Musée de l’Homme

‘Neandertal’ adı Almanya’nın Düsseldorf şehrinin doğusundaki Neander Vadisi’nden gelme. ‘Thal’ ise ‘vadi’ anlamına geliyor. Vadideki taş ocağında çalışan işçilerin 1856’da buldukları kafatasını doğa tarihi tutkunu bir öğretmene götürmeleriyle başlıyor her şey. Evrimin çizgisel olduğu yaklaşımını sarsan Neandertal uzun zaman ilkel bir imajla, hayvani olarak anılır. Zamanla ortaya çıkan bulgularsa bugünkü insanın ne gerisinde, ne de ilerisinde, sadece ‘farklı’ olduğunu kanıtlar.

Bilimler Neandertal için el ele!

Daha önce CNN Türk için kaleme aldığım, TRT Türkiye’nin Sesi Radyosu’na haber olarak geçtiğim ‘Biz ve Onlar, Önyargılardan ırkçılığa’ başlıklı sergiye de ev sahipliği yapan Paris İnsan Müzesi bu sergiyi de mümkün olduğunca ‘yaşayan bir ortam’ olarak oluşturmuş.

@Musée de l’Homme

Tarih öncesi bilimi artık genetikçilerden paleoantropologlara, jeologlardan tarihleme uzmanlarına, arkeozoologlara, nüfus bilimcilere çok çeşitli bilimlerle bir arada çalışıyor. İşte Paris İnsan Müzesi tüm bu bilimlerin Neandertal üzerine elde ettiği verilerden hareketle, ciddi bir sahneleme kaygısıyla ‘yaşayan’ bir Neandertal seriyor gözlerimizin önüne. Girişinde, Paris Doğa Tarihi Müzesi’nden gelen bir grup hayvanın ve yaşam ortamının canlandırıldığı sergi gece-gündüz, iklim, ses vs efektleri ile oluşturulan koleksiyonuyla ziyaretçisini büyülüyor.

Becerikli ve sosyal!

@Musée de l’Homme

Paris’teki sergiyle ilk kez Neandertal insanının en önemli orijinal fosilleri bir araya getiriliyor. Halka nadiren gösterilen, hatta bazısı Fransa’da ilk kez görücüye çıkan bu numuneler Paris Doğa Tarihi Müzesi’nin koleksiyonlarından gelme. Neandertal insanının bugüne kadar gösterilmeyen, bambaşka bir yüzüne vurgu yapan sergi, becerikli, sosyal, zanaatkar, avcı, sembolik düşüncelere bir varlığın hayatına ayna tutuyor adeta.

Bir keşif senaryosu

@Musée de l’Homme

Sergi girişinde Neandertal siluetleri karşılıyor ziyaretçiyi: Sergi rotası  boyunca bu portre giderek netleşiyor ve finalde sanatçı Elisabeth Daynès’in elinden çıkma bir Neandertal kadını bulunuyor.

İlk bölümde Neandertal’in ‘Bir günlük zaman dilimi’ söz konusu edilmiş. Neandertal nerede, hangi ortamda, nasıl bir yerde yaşardı? İçine girdiğiniz hissini veren düzenleme Neandertalin yaşam ortamına, çevresine ve avcı-toplayıcı hayat biçimine sokuyor bizi.

İkinci bölümde ise, ‘Bir yaşamlık zaman dilimi’ ele alınmış. Neandertal’in morfolojisinden öğrenme kapasitesine, ritüellerine tek tek incelenmiş. 19.yy’den günümüze Neandertal’e bakıştaki evrime orijinal fosiller ve temsili eserler sayesinde mercek tutulmuş.

Serginin son bölümü Neandertal ile Homo-Sapiens’in ilişkilerine, hangi ortamda nasıl karşılaştıklarına, melezleşip melezleşmediklerine, Neandertal insanının gerçekten yok olup olmadığına eğilmiş.

İngiltere’den Özbekistan’a, Ortadoğu’ya çok geniş bir coğrafyada, binlerce yıl yaşamış ve yavaş yavaş kaybolmuş, 19. yy boyunca üretilen gravür, resim ve reklamlarda ‘ilkel’, ‘vahşi’ ve taş yontmaktan başka bir şey bilmeyen bir insan türü olarak sunulan Neandertal’in aslında içinde bulunduğu ortamdan faydalanmayı çok iyi bilen bir tür olduğu özellikle vurgulanmış.

Genetiğimizde Neandertal var!

@Musée de l’Homme

Bu arada belirtelim: Asya ve Avrupa halklarının genetiğinin yüzde 1- 4’ünün Neandertal insanından kalma olduğu kanıtlandı. Afrikalılarda ise Neandertal’den hiçbir iz yok.

Paris Trocadero Meydanı’ndaki iki saraydan birinde bulunan Paris İnsan Müzesi’ndeki sergi, konuya meraklı olun olmayın küçük büyük herkesin ilgisini çekecek türden. 7 Ocak 2019 tarihine kadar yapacağınız Paris seyahatinizde programınıza almayı unutmayın.

Comments are closed.