Skip to content

Paris’in orta yeri: Fransız Enstitüsü

 

Fransız Enstitüsü görkemli binasıyla dikkat çekici. @Aslı Ulusoy-Pannuti

Paris’in tam ortasında, Seine nehrinin kıyısında bulunan Fransız Enstitüsü ülkenin gözbebeği, gurur kaynağı mekanlarından biridir. Fransızların ‘Güneş Kral’ lakabıyla andığı Kral 14. Louis zamanında dönemin kardinalinin vasiyeti üzerine ve yine onun bıraktığı mirasla inşa edilen yapı, bugün içindeki akademilerle, Fransa’nın bilim ve sanatta vardığı noktanın sembolüdür adeta. Bu görkemli yapıya, üyesi olduğum Fransız gazeteci derneğiyle geçenlerde davetliydim. Ne mi gördüm? İçi de dışı kadar büyüleyici!

 

Paris etkileyici sivil mimarisinin yanı sıra, çeşitli vesilelerle yapılmış anıt binalarıyla baş döndürücüdür. Bu müzeler şehrinin artık her biri Fransa ile özdeşleşmiş, geçmişi çok eskilere dayanan, kurumlaşmış yapıları turistler kadar Fransızların da ilgi noktasıdır. İşte onlardan biri, Seine nehrinde yaptığınız tekne gezilerinde mutlaka önünden geçtiğiniz ve merakla sorduğunuz Fransız Enstitüsü binasıdır.

Napolyon Bonapart. @Aslı Ulusoy-Pannuti

1660’lı yıllarda etkileyici ve zengin kütüphanesiyle bir kolej olarak ünlü mimar Louis Le Vau tarafından inşa edilen yapı, 1789 devriminden sonra işlevini değiştirmiş. Devrim ertesindeki bilim ve sanat kurumları oluşturma ortamında kurulan Fransız Enstitüsü’ne, 1805’ten beri ev sahipliği yapmaya başlamış. Enstitünün kurulma amacı ise, her türlü insani aktivitenin bir araya toplanıp, mümkün olduğunca zenginleştirilmesi olmuş. Önce Louvre Sarayı’na yerleşen, ardından Napolyon Bonapart’ın kararıyla1805’te bu görkemli yapıya taşınan enstitüde farklı başlıklar altında çeşitli akademiler yer alıyor. Türk okuyucunun yakından tanıdığı Lübnan asıllı Fransız yazar Amin Maalouf’un da akademisyenliğini yaptığı Fransız Dil Akademisi başta olmak üzere ülkenin gururu Bilimler Akademisi, Güzel Sanatlar Akademisi vs hep bu çatının altında toplanmış. Fransız Ensitüsü’nde bugün toplam 500 akademisyen bulunuyor. Üyeler ‘akademisyen’ unvanını seçildikleri andan itibaren ölene kadar taşıyorlar. Büyük yazar Emile Zola’nın defalarca akademisyenliğe adaylığını koyduğunu ama hiçbir zaman seçilmediğini de tanıtım sırasında öğreniyoruz.

Fransız Enstitüsü’nün avlusundan. @Aslı Ulusoy-Pannuti

İşte geçenlerde, üyesi olduğum Fransız gazeteci derneği, yıllık basın kartlarımızı dağıtmak için bizi bu görkemli yapının çatısı altında topladı. Başta öğrenciler ve öğretmenler olmak üzere tüm ziyaretçilere Fransız Enstitüsü’nü tanıtıcı pedagojik atölyeler düzenleyen pedagojik servis sorumlusu Catherine Dalarun karşıladı bizi. Yapının tarihi hakkında bilgi verdikten sonra, bugünkü etkinliklerinden de ayrıntılarıyla söz etti Dalarun. Öğrendiğimize göre enstitüde her gün ayrı bir akademinin toplantısı oluyor. Bizim gittiğimiz gün Fransız Dil Akademisi’nin toplantısı vardı mesela. Bu toplantılara çok önem veriliyor. Bu nedenle ziyaret sırasında gürültü yapmamak enstitünün öncelikle altını çizdiği bir konu.

Leonardo da Vinci’nin elyazmaları!

@Aslı Ulusoy-Pannuti

Fransız Ensitüsü üyelerinin her birinin kendine ait bir ‘koltuğu’ bulunuyor. Ziyaretimiz sırasında oturma şansı bulduğumuz koltuklarda, enstitünün çeşitli bilim ve sanat kollarını birleştirici yönünün, başka ülkelere de örnek olduğunu öğreniyoruz. Varlıklı şahısların yanı sıra, çok sayıda büyük şirketin bağışlarıyla ayakta duran ve yine pek çok vakfa ev sahipliği yapan enstitünün Paris yakınlarındaki gösterişli Chaalis Manastırı’nın da sahibi olduğunu öğreniyoruz.

Fransız Enstitüsü’nün çatısı altında iki görkemli kütüphane mevcut. İlki,1 milyon 500 bin adet eserle Fransa’nın beşinci büyük kütüphanesi unvanını taşıyor. Leonardo da Vinci’nin on iki adet elyazması da bu kütüphanenin koleksiyonları arasında. Araştırmacılar özel izinle kütüphanede çalışabiliyorlar. Enstitünün ikinci kütüphanesi, kolejin kurucusu kardinal Mazarin’in adını taşıyor. Burada ise 600 bin eser mevcut. Kraliyet döneminin sembollerinden kolej binasının Fransız Devrimi sırasında zarar görmemesinin ana nedeni de bu kütüphanelerin varlığı olmuş zaten…

Seans salonu. @Aslı Ulusoy-Pannuti

Devletten çok az ekonomik yardım almakla birlikte gelenek olarak Fransa Cumhurbaşkanı’nın koruması altında bulunan enstitünün, ahşabın hakim olduğu dekoruyla dikkat çekici seans salonundaki toplantımıza geçiyoruz sonra. Enstitünün çatısı altında yer alan beş bilim, sanat ve edebiyat akademisinin toplantı yeri burası. Fransa’nın gururu tarihi bir mekanın sadece çok özel insanların, bilim ve sanat toplantıları yapmak üzere oturduğu koltuklarında oturma şansımızın biz gazetecilere verdiği zevkten söz etmeme gerek var mı bilmiyorum.

Comments are closed.