Skip to content

Paris’in yanı başında bir ressam adası!

@Aslı Ulusoy-Pannuti

Paris’in yanı başı gizli cennetlerle doludur. İşte onlardan biri başta Renoir olmak üzere izlenimci ressamların gözünden kaçmamış bir minik cennet adadır. Bu avuç içi mekan bir ara öylesine ünlenmiştir ki, bugün ‘İzlenimciler adası’ olarak anılır.

Paris yakınlarındaki adada Seine kıyıları Renoir’ın resimleriyle süslenmiş. @Aslı Ulusoy-Pannuti

@Aslı Ulusoy-Pannuti

Paris’in başkentliğini ettiği Ile de France, Paris turistinin belki de hayatında hiç duymadığı ama her biri bir ‘cennet mekanı’ köşelerle doludur.

1800’lü yıllardaki demiryolu inşaatları sayesinde Paris’le bağlantısı kolaylaşan, böylece Parislilerin ‘sayfiye yeri’ niyetine gittikleri bu cennet mekanlardan biri de Paris’in yanı başındaki ‘İzlenimciler adası’dır.

İzlenimciler adası, dahil olduğu Chatou’nun 1837 yılında tren yoluna kavuşmasıyla Parislilerin sıkça gitmeye başladığı bir yer olmuş. Böylece çevre sakinleri ve Parisliler adaya güzel günlerde kano yapmaya ve gezmeye gelir olmuşlar.

1857 tarihli lokanta!

Seine nehri kıyısında… @Aslı Ulusoy-Pannuti

Gemi yapımcısı Alphonse Fournaise 1857’de kuzeninden aldığı bir evi restore edip içine atölyesini yerleştirmiş. Bu evde kendi adıyla anılan bir de restoran açmış. Çocuklarının yardımıyla evi genişletip kano yapımı işini büyüten, hızla ünlenecek su şenlikleri düzenleyen Fournaise’in evi kısa sürede edebiyatçıların, ressamların, dönemin siyasetçilerinin uğrağı olmuş. Dünyaca bilinen hikayeci Maupassant ve ressam Auguste Renoir bu isimler arasında yer alır.

19.yy sonu ise artık moda haline gelen bisikletle Seine’de kano yapma zevki rafa kalkar.  Müşterilerin azalmasıyla lokanta 1905’te kapanır. Ev ise on üç daireye bölünüp, bakımsızlaşır.

Fournaise’in evi bugün aynı zamanda küçük bir resim müzesi. @Aslı Ulusoy-Pannuti

Fournaise’in evinin Chatou şehri tarafından satın alınıp restore edildiği tarihse 1979’dur. Cepheler 1982’de ‘tarihi anıt’ sınıflamasına girer. 1990’lardan itibaren tekrar işletilmeye başlayan lokanta ve içinde açılan bir resim müzesiyle bu ev bugün, İzlenimciler adası ziyaretçilerinin ilk uğrağı muhakkak.

Fournaise ailesinin ünlü dostu: Pierre-Auguste Renoir

Chatou’daki bu minik ada ünlü Fransız izlenimci ressam Pierre Auguste Renoir’ın 1868-1885 yılları arasında sıkça geldiği bir adres olmuş. Adada geçirdiği zamanları çok sayıda tabloyla somutlaştırmış Renoir.

Renoir imzalı ‘Baba Fournaise’ ya da ‘Pipolu Adam’ tablosu müzede görülebiliyor. @Aslı Ulusoy-Pannuti

28 yaşında keşfettiği mekan üzerine yaptığı resimlerle ada üzerine neredeyse panoramik bir görüntü çıkmış ortaya. Işığın su üzerinde oluşturduğu etki, çeşitli yansımalar diğer izlenimci ressamlar gibi onu da heyecanlandırmış muhakkak. Chatou’da kaldığı dönem boyunca birbirinden güzel manzara, kanoyla gezinti resimlerine imza atmış. Bıraktığı eserler arasında Alphonse Fournaise ile kızı Alphonsine’in portreleri de var. Renoir’ın bazı tablolarının konusu ise lokantanın içinde ya da Seine kıyısındaki terasında yemek yiyen kanocular olmuş.

Sözün kısası bu güzel bahar günlerinde yolunuz Paris’e düşerse, Paris’in hemen yanı başındaki bu güzel adaya uğramayı, Seine nehri kıyısındaki lokantasında yemek yiyip müzesini ziyareti ihmal etmeyin.. Pişman olmayacaksınız!.

İzlenimciler adasından diğer kareler:

Minik bir müzeye benzeyen kano atölyesinde. @Aslı Ulusoy-Pannuti

Adeta resimlerden çıkma.. @Aslı Ulusoy-Pannuti

Renoir imzalı ‘Kanocuların öğle yemeği’ ya da ‘Nehir kıyısında’ tablosu, yıl: 1879. @Aslı Ulusoy-Pannuti

@Aslı Ulusoy-Pannuti

Kano atölye müzesinden. @Aslı Ulusoy-Pannuti

Comments are closed.