Skip to content

Paris’te bir siyah Afrika mutfağı şefi: İsrafil Tekdal

İsrafil Tekdal. Fotoğraf: Aslı Ulusoy-Pannuti

Paris’te ‘siyah Afrika’, özellikle de Senegal mutfağıyla öne çıkan Waly-Fay lokantasının şefi bir Türk: İsrafil Tekdal. Tekdal, işinde öylesine başarılı ki, başta devlet radyosu France Inter ile L’Express dergisi olmak üzere Fransız basını ‘Afrika yemekleri yapan Türk aşçı’ya övgüler yağdırıyor.

Sevgili İsrafil Tekdal ile yaptığım ayrıntılı söyleşiyi CNN Türk’ün 4 Temmuz 2017 tarihli yayınından okuyabilirsiniz.

Bu habere ilişkin, TRT Türkiye’nin Sesi Radyosu Hayatın Sesleri programında, 30 Mayıs 2017 tarihinde canlı yer alan program kaydımı, İsrafil Tekdal’ın sesiyle de aşağıdan dinleyebilirsiniz:

Paris Waly-Fay’in şefi İsrafil Tekdal stajyer öğrencilerle.. Fotoğraf: Aslı Ulusoy-Pannuti

Tekdal’ın bizim için hazırladığı ‘Karidesli N’dala’ yemeği. Fotoğraf: Aslı Ulusoy-Pannuti

Paris’in hiç turistik sayılmayan bir mahallesinde faaliyet gösteren lokanta yirmi yıl önce, Martinik asıllı Olivier thimotee tarafından kurulmuş. Paris’teki lokantanın Tripadvisor 2014 Excellence ödülü almış oluşu ve başta Time Out olmak üzere çeşitli yabancı yayınlarda yer alması turistlerce de tanınmasını getirmiş beraberinde.

Afrikalı ‘büyükanne’ Fatou!

Fotoğraf: Aslı Ulusoy-Pannuti

Fransa’da ‘Afrika mutfağı’ denince akla ilk Kuzey Afrika yani Fas, Tunus, Cezayir yemekleri geliyor ama burası genellikle tanınmayan Senegal, Mali, Fildişi Sahili yemeklerinden oluşan bir mönüye sahip. Kurucusunun Martinikli oluşu, birkaç Martinik yemeğini de getirmiş beraberinde. Tekdal’ın gelişiyle birlikte ise ‘eli nazik’ başta olmak üzere birkaç Türk yemeği de eklenmiş öğle mönüsüne.

Paris Waly-Fay..

37 yaşındaki Urfalı sempatik şefe neden Afrika mutfağı dediğimde, aslında tüm dünya mutfaklarına ilgi duyduğunu, Milonga isimli ve beş yıl faaliyet gösteren kendi lokantasında Afrika mutfağı dahil tüm dünya mutfaklarına yer verdiklerini, Waly-Fay’da bu alandaki tecrübesini devam ettirdiğini söylüyor. Lokantanın artık emekli yirmi yıllık aşçısı ve Tekdal’ın ‘büyükanne’ diye söz ettiği Senegalli Fatou’dan da çok şey öğrenmiş.

Türk mutfağıyla Afrika mutfağı arasındaki en büyük benzerliği sorduğumda, “Yemeklerin uzun uzun, saatlerce pişmesi” diyor.

Zencefil suyu, bissap suyu derken..

Fotoğraf: Aslı Ulusoy-Pannuti

Türk yemekleriyle en büyük farksa bizde olmayan bazı sebzeler ile balık ve deniz ürünlerini muhafaza şekliymiş.

Kısa Afrika seyahati sırasında gözlemlediği kadarıyla Senegal’de mutfağın önemini soruyorum: “Evde sofra önemlidir, önemli konular yemekte konuşulur. Yemekleri kadınlar yapar. Yemek büyük bir tepsi ya da kaba konup yer sofrasında yenir. Eğer yemek balık, tavuk ya da kemikli ettense kadınlar ayıklayıp önce eşlerine, kalanı çocuklarına pay ederler. Cuma günü, kandil geceleri ve bayramlar için en güzel ve özel yemeklerini hazırlarlar.”

Bissap suyu.

Başta kurutulmuş hibuscus yapraklarının kaynatılıp şekerle karıştırılmasıyla yapılan ‘bissap suyu’ ve ‘zencefil suyu’ olmak üzere türlü türlü içecekten de söz eden İsrafil Tekdal ile siyah Afrika mutfağı üzerine yaptığımız ayrıntılı söyleşiyi basına da yazdım.

Paris’e gelirseniz ve vaktiniz varsa, güleryüzlü, sıcakkanlı, konuşkan İsrafil Tekdal’a, 11. Paris’teki Waly-Fay’a, özellikle öğle saatlerinde uğramayı unutmayın. Çünkü Tekdal, özellikle öğle yemeklerinde Waly-Fay’da bulunuyor.

 

 

 

 

Comments are closed.