Skip to content

Yeniden bulunmuş şaheserler

CUMHURİYET GAZETESİ’NDE YAYIMLANAN YAZIM

24 Ekim 2014

Paris’e 50 km uzaklıkta, görkemli şatosu, o şatoda icat edilen kreması, gösterişli ahırları, hipodromu ve atlı gösterileriyle ünlü Chantilly şehri şu sıralar prestijli bir sergiye ev sahipliği yapıyor: Fra Angelico’dan Botticelli’ye, Filippino Lippi’ye birbirinden ünlü ressamların elinden çıkma 30 eser, Chantilly Şatosu’nda bir araya geliyor. Yirmi biri şatonun Conde resim müzesinden, dokuzu ise uluslararası sanat kurumlarından temin edilen serginin özelliği, başta manastırlar ve kiliseler olmak üzere dini kurumlar ve çeyiz sandıkları için yapılmış parçalı tabloların, dünyanın farklı köşelerine dağılmış parçalarını bir araya getirmesi. Zaten bu nedenle sergiye “Yeniden bulunmuş şaheserler” adı verilmiş.

Kimi somut olarak, kimi ise duvarlardaki ekranlardan, yakın çekim video görüntülerinden görülebilen parçalı eserlerle ortaya, 14.-15. yüzyıl Toskana resim ekolünün tarihi panoraması çıkmış. Bununla birlikte Giovanni di Paolo imzalı “Bir tahtın ayağında dans eden beş melek” başlıklı eser gibi Conde Müzesi’ne ait ve diğer yarısı bulunamamış tablolar da görülebiliyor. Uzmanlar, resmin eksik üst kısmındaki tahtta taç giyen ya da Bebek İsa ile oturan bir Bakire portresinin bulunduğunu tahmin ediyorlar.

15. yüzyıl Floransa ve Siena sanatının dev örneklerinden oluşan serginin ortaya çıkışı hayli ilginç: Chantilly Conde Müzesi koleksiyonundaki “St Benoit çölde, kendinden geçmişken” başlıklı Fra Angelico imzalı panonun, aslında Philadelphia, Cherbourg ve Anvers’e dağılmış panolardan sadece biri olduğunun fark edilmesiyle, sergi komiseri Michel Laclotte artık özel bir koleksiyona ait 5. parçayı da bulup “puzzle”ı tamamlıyor. 1430’da, Floransa’daki Santa Maria degli Angeli Manastırı için yapılmış bu tabloyla yetinmek istemeyen sergi yetkilileri, dönemin resim ustalarının elinden çıkma ve tıpkı Fra Angelico’nun eserinde olduğu gibi dünyanın dört bir köşesine dağılmış eserleri bir araya getirmeye karar veriyorlar. Böylece “yeniden bulunmuş şaheserler” gerek video görüntüleriyle sanal olarak, gerekse somut olarak bir araya geliyor. Pesellino, Fra Carnavale, Giotto’nun öğrencilerinden Maso di Banco, Sandro Botticelli imzalı resimlerle, Leonardo da Vinci ile Michelangelo atölyelerinden çıkma desenler de sergiye ekleniyor.

Din konulu tabloların yanı sıra Botticelli imzalı “Sonbahar Allegorisi” ya da Piero di Cosimo imzalı “Simonetta Vespucci” portresi de dikkat çekici! Üstelik ikincisi gerçek bir “tarihi magazin” konusu! Amerika kıtasına adını veren Amerigo Vespucci’nin kuzeninin eşi Simonetta, İtalyan Rönesansı’na sponsorluk etmesiyle ünlü Floransalı banker Medici’lerin oğlu Giuliano’nun platonik aşkıdır. 1476’da, yani henüz 23’ündeyken veremden ölen genç kadın ölümüyle efsaneleşir. Tabloyu ise, aşık Medici’nin sipariş ettiği söylenir.

Çıplak Gioconda ,diğer adıyla Monna Vanna da serginin bir diğer gözbebeği. Louvre’un Mona Lisa’sı hakkında ifşa edilmemiş hiçbir sır kalmamışken, Chantilly koleksiyonundaki “çıplak” Mona Lisa’nın esrarı sürüyor. Koleksiyonun kurucusu Duc d’Aumale, da Vinci imzalı esere “hazırlık çalışması” olduğu düşünülen, sanatçının elinden çıkma bir deseni satın almak ister. Desen gerçekten de da Vinci atölyesindendir ama dev ressamın bu çalışmaya katkısı kesin değildir. İlk bakışta Mona Lisa’ya büyük benzerliğiyle çarpan eserin ondan en büyük farkı, cinsiyetine yapılan vurgu muhakkak. Yine desenin saç modeli, Mona Lisa’dan farklı olarak Antik dönemin heykellerine gönderme yapıyor.

Peki, Paris hikayelerinin gerisi mi?

Gerisi Paris turlarında…

Paris’te, Paris turlarında görüşmek dileğiyle…

Sıradışı Paris Rehberi

Comments are closed.